Reis selamlar, bu işin temeli aslında iki maddeye dayanıyor, onları netleştirirsen geri kalanı oturuverir. Konu TBK’nın 349 ve 350. maddeleri. Mantığı şöyle kuruyorsun: Evin satılması, kiracının sözleşmeden doğan hakkını etkilemiyor. Yani sen satsan da o kiracı aynı şartlarla, aynı sözleşmeyle orada kalmaya devam ediyor, yeni sahip otomatik olarak ‘kira veren’in yerine geçiyor. Buna halk arasındaki adıyla ‘kiraya satılan mülkte kiranın devamı’ deniyor.
Şimdi o bahsettiğin bildirim süresine gelirsek, burada kafa karışıklığının sebebi çoğu zaman ‘kimin süresi’ olduğuyla ilgili. Kısaca özetlersem: Kiralama belirli süreliyse ya da süresizse ve kiracı mülkte 10 yıldan azdırsa, yeni sahibin kiracıya tahliye/bildirim için 3 ayı beklemesi gerekiyor. 10 yıldan fazla oturuyorsa bu süre 6 aya çıkıyor. Yani süre, kiracının o mülkteki oturma süresiyle orantılı, mülkün değerinden veya kimin taleple geldiğinden tamamen bağımsız bir hesap.
Pratikte dikkat etmen gerekenler: Önce mevcut sözleşmeyi ve tapu kaydını bir oku, kiraya konulanın belirli süreli mi süresiz mi olduğunu ve kaydın durumunu netleştir. Sonra yeni sahibin gönderdiği yazılı bildirimde o süreye uyulmuş mu bak, eğer 3 aydan kısa bir süre verdiyse bu yasal değil, kiracı sözleşmesinin süresi bitinceye kadar orada kalmaya devam edebilir. Alıcı ile satıcı arasında ‘boş teslim’ şartı konulduysa da buradan alıcı kiracıyı zorla boşaltamaz, önce adli tahliye yoluyla gitmek zorunda. Kira sözleşmesinin bir kopyasını mutlaka sakla, tüm yazışmaları yazılı yap, sözlü konuşmaların kanıtı olmaz. İşi sağlama almak istersen bir gayrimenkul/hukuk danışmanına sözleşme kopyasını göstermeni öneririm, cüzi bir paraya sana o 3-6 aylık süreyi senin durumuna göre net söyler. Umarım işini görür, selametle.
"Basın Etiği İlkesi: Şüphe et, iki bağımsız kaynaktan doğrula, tarafsız aktar. | Bağımsız İnceleme"