- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 5 gün 5 saat önce tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Ana sayfa › Forumlar › Röportajlar, Derin Araştırma & Dosya Haberler › Yerel Basın Gündemi & Anadolu’dan Özel Haberler › Anadolu yerel gazetelerinin resmi ilan gelirleri ve dijital dönüşümde yaşadığı mali kriz
Arkadaşlar, bir konu takılıyorum ve kesin deneyimi olanlardan net cevap almak istiyorum. Şöyle bir senaryo var: Zamanaşımına uğramış bir alacak için icra takibi başlatılmış, ama ben davanın zamanaşımı oluşmadan önceki tarihçesini tam takip edemedim. Sorum şudur; icra dosyasında zamanaşımı dolmuş borç için başlatılan takibe karşı itiraz süresi içinde hangi hukuki dayanağı (İcra İcra Kanunu’nun hangi maddesi) öne sürmek gerekir? Ayrıca borcun zamanaşımı süresinin ticari borç için 10 yıl, sipariş için 2 yıl olduğunu biliyorum ama bu süreçte faiz, temerrüt faizi ve anaparanın ayrı ayrı zamanaşımı sayılıp sayılmadığı konusu kafamı kurcalıyor.
İkinci olarak şunu merak ediyorum: İtirazı geç bırakırsam veya hiç yapmazsam, mahkeme icra takibini sürdürürse bu borcun yeniden doğma ihtimali var mı? Yani zamanaşımı, icra sürecinde borçlu tarafça ileri sürülmezse mahkeme reisen gözeten mi, yoksa tarafın iradesine mi bırakılıyor? Son olarak, bu tür durumlarda alacaklının icra takibinin devamı borçlunun kredi skorunda, banka ilişkisinde veya gelecek yıllarda kalıcı bir zarar yaratır mı? Tecrübesi olanlardan somut vaka analizi ve adım adım kılavuz bekliyorum.
Okutarak mobil cihazınızda açın