- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 2 gün 4 saat önce tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
Ana sayfa › Forumlar › Röportajlar, Derin Araştırma & Dosya Haberler › Haftanın Dosya Konusu & Araştırmacı Gazetecilik › Ev sahibi oğlum oturacak diyerek kiracıyı çıkarıp başkasına kiraya verirse tazminat: En sık karıştırılan benzer durumlar ve ayırıcı tanı
Arkadaşlar, teknik konuyu direkt atıyorum: 4065 sayılı kanunun (c) fısdasıyla “kendi veya eşim/soyyüsrüm oturacak” diyerek tahliye ettirdiğim bir konutta, aynı binada komşu olan bir tanıdıma kiraya verdim. Mahkeme tahliye kararı verdi ama karşı taraf “aslında oğlum oturacakmış, o da başka yere taşındı” diye itiraz edince dava tamamen döndü. Buradaki kritik nokta beni delirtiyor: “soyyüsrüm” tanımıyla “dost/dıdık dost” kirası arasındaki ayırıcı tanıyı mahkemeler gerçekten nasıl kuruyor? Sadece sözlü beyan yeterli mi, yoksa oğlun ikametgahı, nüfus kaydı, faturalar gibi somut bir kanıt paketi mi şart?
İkinci sorum daha da özgül: Bu “sahte oturma” iddiasıyla karşı tarafın açabileceği tazminat/dava türleri neler, birbirinden nasıl ayrışıyor? Mesela kiracının açacağı “haksız tahliye” mi yoksa “good faith/tutumsuzluk” temelli maddi-maddi tazminat mı? Yoksa kiralayanın kendisinin 4065’e göre yükleteceği bir yükümlülük mü var? Somut parametreler soruyorum: hangi delil türü hangi dava türünü tetikliyor, ayırıcı nokta tam olarak nerede? Deneyimi olan
Okutarak mobil cihazınızda açın