SON DAKİKA Manitoba, Veri Merkezleri ve Kripto Madenciliği Vergisi Gelirini Elektrik Tarifelerini Düşürmek İçin Kullanacak
21.10.2026 | Çarşamba
📚 Haberler Yeni Sözlüğü 📖 Terim Açıklaması

Konkordato

Bu madde, Haberler Yeni kavram dizini kapsamında hazırlanmış bir sözlük incelemesidir.

Konkordato, iflas eden veya iflas tehlikesindeki bir borçlunun kredörleriyle (alacaklılarıyla) yaptığı; alacağın kısmen tahsili, taksitle ödenmesi, faizlerin indirilmesi veya vadenin uzatılması gibi konularda kredörlerin çoğunluğunun kabul ettiği anlaşmaya dayalı olarak mahkemece onaylanan ve tüm borçlular için bağlayıcı hale getirilen bir barış anlaşmasıdır. Türk Hukuku'nda 609 sayılı İflas Kanunu'nun üçüncü bölümünde düzenlenen bu müessese, ticari işletmeyi kurtarma ve kredörlerin olabildiğince yüksek oranda alacaklarını tahsil etme amacıyla hem gerçek hem de tüzel kişiler için öngörülmüştür. Konkordato, borçluyu icra takibinden ve iflasından koruyarak ona mali bir toparlanma süresi tanıması yanı sıra alacaklıların bireysel takip haklarını da askıya alan kolektif bir hallleşme sürecini temsil eder.

Failure of John Law's Mississippi Company led to French national bankruptcy in 1720.
📷 Görsel / Belge: Failure of John Law's Mississippi Company led to French national bankruptcy in 1720.
Ansiklopedik Arşiv

Konkordatonun Kavram Tarihi ve Hukuki Niteliği

Konkordato kavramının kökeni, Roma hukuku dönemine kadar uzanan borçlu ile alacaklılar arasındaki hallleşme fikrine dayanmakla birlikte, modern anlamda müessesenin gelişimi Orta Çağ İtalya'sında başlayan ticari uygulamalara ve özellikle 17. yüzyıldan itibaren Avrupa'daki iflas mevzuatının oluşumuna bağlanır. 'Konkordato' teriminin Latince 'concordare' (uyuşmak, barışmak) fiilinden türetilmesi, bu müessesenin özünde bir uzlaşı ve uyum iradesi bulunduğunu açıkça ortaya koyar. Bu açıdan konkordato, alacaklıların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları çözerek borçluya bir şans tanıdıkları kolektif bir barış sürecini ifade eder; burada mahkemenin onayı, bu uzlaşmanın kamu düzeni güvencesi altında toplanmasını sağlar. Kavramın hukuki niteliği bakımından doktrinde farklı yaklaşımlar mevcuttur: bazı alimler konkordato kararı bir sözleşmeye dayanırken, diğerleri bunu mahkeme kararına ve kanunun bağlayıcılık vermesine dayanan kamusal bir karara indirger. Bu tartışma, müessesenin hem özel hukuki uzlaşı hem de kamu otoritesinin müdahalesi içeren karmaşık yapısını yansıtır.

Türk Hukuku'nda konkordato kurumunun temelleri, 1920 yılında kabul edilen ve halen yürürlükte olan 609 sayılı İflas Kanunu'nun üçüncü bölümünde yer alır. Bu kanun, Osmanlı dönemindeki ticari adetlere ve Avrupa'daki modern iflas hukuku gelişimlerine dayanarak hazırlanmış olup, müessese Türk Ticaret Hukuku'nun en önemli koruyucu mekanizmalarından biri haline gelmiştir. Konkordatonun amacı, borçlunun mali durumunu düzeltmesine yardımcı olmak ve böylece hem onun iflasını önlemek hem de alacaklıların eldeki alacaklarını mümkün olduğunca yüksek oranda tahsil etmektir. Bu çifte amaç, müessesenin sosyal ekonomik işlevini ortaya koyar: konkordato yalnızca bireysel bir borçluyu kurtarmayı değil, aynı zamanda işletmelerin iflas yoluyla tasfiyesinden kaynaklanabilecek daha geniş ekonomik kayıpları da önlemeyi hedefler. Dolayısıyla müessese, ticari hayatın istikrarının ve sürdürülebilirliğinin korunması bakımından kamu menfaatine hizmet eden bir hukuk kuralı olarak değerlendirilir.

Konkordatonun Türleri ve Uygulama Alanları

Türk Hukuku'nda konkordato, temel iki türe ayrılır: normal (klasik) konkordato ve tasfiye konkordatosı. Normal konkordato, borçlunun işletmesini sürdürmeye devam etmesi ve faaliyetlerine kredi altında devam ederek mali durumunu düzeltmeyi hedeflediği bir süreçtir; burada asıl amaç, ticari işletmenin iflas yerine kurtarılmasıdır. Borçlu, bu tür konkordato kapsamında alacaklılarıyla yaptığı anlaşmayla borçlarının kısmen ödenmesini, taksitle ödenmesini veya vadenin uzatılmasını ister ve mahkemece onaylanan bu anlaşma tüm alacaklıları bağlar. Tasfiye konkordatosı ise, borçlunun işletmesini sürdürmesinin mümkün olmadığı ya da amaca uygun bulunmadığı durumlarda uygulanır; burada borçlu varlıklarını tasfiye ederek alacaklılarını belirli bir oranda memnun etmeyi ve böylece iflas sürecinden kaçınmayı hedefler. Tasfiye konkordatosunda borçlu, malvarlığını bir tasfiyeci aracılığıyla parçalayarak nakde çevirir ve elde edilen tutarı alacaklılara paylaştırır; bu süreç normal konkordatodan farklı olarak işletmenin bütünlüğünü korumaktan ziyade varlıkların parçalanmasına dayanır.

Konkordato müessesinin yararlanıcıları bakımından bakıldığında, Türk Hukuku'nda hem gerçek (mükellef) hem de tüzel kişiler konkordato faydalanıcısı olabilir. Ticari işletme sahibi olan gerçek kişiler, esnaf ve tacir statüsündekiler bu süreçten yararlanırken, anonim şirketler, limited şirketler gibi ticaret şirketi statüsündeki tüzel kişiler de iflas tehlikesi altında kaldıklarında konkordato başvurusu yapabilir. Bu geniş uygulama alanı, müessesenin hem küçük ölçekli işletmeleri hem de büyük ölçekli ticari kuruluşları kapsayan esnek bir koruyucu mekanizma olduğunu gösterir. Ayrıca konkordato başvuruları, borçlunun iflas etmiş olması ya da iflas tehlikesinde olması durumlarında yapılabilir; bu da müessesenin hem önleyici hem de iyileştirici işlevi taşıdığını ortaya koyar. Konkordatonun bu çeşitliliği ve kapsayıcılığı, Türk ticari hukukunda borçluların mali krizlerle başa çıkabilmesi için sunduğu geniş bir yelpaze oluşturur.

Konkordato Sürecinin Aşamaları ve Usuli Gereklilikleri

Konkordato süreci, borçlunun mahkemeye yaptığı başvuruyla başlar ve oldukça detaylı usuli adımları içerir. Borçlu, başvurısıyla birlikte alacaklılarının tam bir listesini, borçlarının tutarlarını ve mali durumunu gösteren bilanço ile diğer gerekli belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır; bu belgeler, mahkemenin başvurunun uygunluğunu değerlendirmesi için temel oluşturur. Başvuru üzerine mahkeme, borçlunun menkul ve mulsız varlıklarının bir listesini çıkarır ve alacaklıların başvurularını beklemek amacıyla belirli bir süre içinde kendilerini bildirmeleri istenir. Bu aşamada ayrıca bir konkordato kâtipliği oluşturulur; bu kâtlik, borçlunun mali işlemlerini denetler ve müessese sürecinin sağlıklı ilerlemesini sağlar. Konkordatonun başarılı olabilmesi için borçlu, alacaklıların çoğunluğundan oluşan bir grupla anlaşmaya varmalıdır; burada kanun, belirli bir oranı geçen alacaklıların anlaşmayı kabul etmesini şart koşar.

Anlaşmanın ardından mahkeme, konkordato anlaşmasını inceler ve yasal gereklilikleri yerine getirdiği takdirde onaylar. Mahkemenin onay kararı, tüm borçlular için bağlayıcı hale gelir ve bu kararın kesinleşmesiyle birlikte alacaklıların borçlu aleyhine bireysel icra takiplerini başlatma ya da devam ettirme hakları ortadan kalkar; böylece borçlu, kendisine yönelen takip ve haciz işlemlerinden korunur. Konkordato anlaşmasının onaylanması için gereken çoğunluk oranı ve usuli şartlar, müessesenin güvenilirliğini ve alacaklıların menfaatlerinin korunmasını sağlar. Sürecin sonunda, eğer konkordato onaylanırsa borçlu belirlenen koşullara göre borçlarını öder; ancak bu koşulları yerine getirmezse mahkeme konkordatonun feshine karar verebilir ve bu durumda alacaklılar eski haklarına geri döner. Bu aşamalı süreç, müessesenin hem hukuki kesinliği hem de tarafların menfaatlerinin dengelenmesini hedefler.

Konkordatonun Etkileri ve Hukuki Sonuçları

Onaylanan bir konkordato anlaşmasının en temel etkisi, borçluyu icra takibinden ve iflasından korumasıdır. Konkordato kararı kesinleştikten sonra alacaklılar, kendilerine tanınan hakları tek başlarına kullanamaz; bunun yerine belirlenen ortak koşullara göre hareket etmek zorundadırlar. Bu durum, alacaklıların bireysel takip haklarını askıya alarak onları kolektif bir sürece dahil eder ve borçluya mali bir toparlanma imkanı tanır. Konkordato kapsamında ödenen tutarın oranı ne olursa olsun, bu tutarı tamamlamış olan alacaklılar için borçlu serbest bırakılır; ancak anlaşmada belirtilen koşulları yerine getirmeyen alacaklıların hakları korunur. Bu mekanizma, hem borçlunun yeniden ayağa kalkmasını hem de alacaklıların adil bir şekilde memnun edilmesini sağlar.

Konkordatonun diğer önemli etkileri arasında, müessesenin kesinleşmesinden sonra borçlu ile alacaklılar arasındaki ilişkilerin belirlenen koşullara göre düzenlenmesi yer alır. Borçlu, onaylanan anlaşmada üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğinde mahkeme, alacaklının isteği üzerine konkordatonun feshine karar verebilir; bu fesih durumunda alacaklılar eski haklarına ve borçlu aleyhindeki tüm takipleri başlatma hakkına geri döner. Ayrıca konkordato sürecinde borçlunun malvarlığı üzerinde belirli kısıtlamalar getirilebilir; örneğin, borçlunun büyük değerli işlemlerini yaparken mahkemenin ya da koruyucunun iznine ihtiyaç duyması gibi. Bu kısıtlamalar, müessesenin kötüye kullanılmasını önler ve alacaklıların menfaatlerinin korunmasını sağlar. Konkordatonun bu kapsamlı etkileri, müussesenin ticari hayattaki kritik rolünü ve hem borçlu hem de alacaklı açısından sunduğu hukuki güvenceleri ortaya koyar.

📊 Konkordato Karşılaştırmalı Parametreleri / İstatistikleri
Hukuki Dayanak 609 sayılı İflas Kanunu'nun üçüncü bölüm (Madde 284 ve devamı)
Anlaşmanın Onayı İçin Gereken Çoğunluk Alacaklıların çoğunluğunun ve alacağın en az üçte ikisinin (2/3) kabulü
Konkordatonun Türleri Normal konkordato ve Tasfiye konkordatosu olmak üzere iki temel tür
Mükellef (Faydalanıcı) Gerki kişiler ve ticaret şirketi statüsündeki tüzel kişiler
Sürecin Başlangıcı Borçlunun mahkemeye yaptığı konkordato başvurusu
Onay Kararının Etkisi Alacaklıların bireysel icra takiplerini askıya alma ve borçluyu iflasından koruma

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Konkordato anlaşmasının onaylanması için gereken çoğunluk oranı nedir ve bu oran neden önemlidir?

Türk Hukuku'nda konkordato anlaşmasının onaylanması için alacaklıların çoğunluğunun ve ayrıca alacağın en az üçte ikisinin (2/3) anlaşmayı kabul etmesi gerekir. Bu çok yüksek çoğunluk oranı, müessesenin güvenilirliğini ve küçük ölçekteki alacaklıların menfaatlerinin korunmasını sağlar; çünkü tek başına büyük bir alacıklının itirazıyla konkordato'nun reddedilmesi önlenebilir. Bu oran aynı zamanda borçlunun gerçekten mali durumunu düzeltmeye niyetli olduğunu ve alacaklılarının önemli bir kısmıyla uzlaşabilmesini de ortaya koyar.

Onaylanan konkordato'yu tamamlayan ama koşulları yerine getirmeyen alıklının hakkı nasıl korunur?

Konkordato anlaşması onaylandıktan sonra, borçlu belirlenen koşulları (örneğin taksit ödemelerini) düzenli olarak yerine getirmediğinde, mahkeme bir alıklının isteği üzerine konkordatonun feshine karar verebilir. Bu fesih kararıyla birlikte alıklılar eski haklarına geri döner ve borçlu aleyhinde yeniden bireysel icra takiplerini başlatabilirler. Ancak konkordato kapsamında belirlenen tutarı tamamlamış olan alıklılar için borçlu serbest bırakılır; bu da müessesenin hem adalet ilkesine hem de hukuki kesinliğe dayandığını gösterir.

🔍 İlgili Ansiklopedik Maddeler

Tümünü İncele →

Erciyes 38 FK

...

İncele →

Kargo aracı

Kargo aracı, ticari amaçla yük taşımak üzere tasarlanmış motorlu taşıttır. Genellikle kamyonlar,...

İncele →

ağır vasıta sürücüsü

Ağır vasıta sürücüsü, ruhsatla taşıma kapasitesi veya azami toplam ağırlığı belirli bir...

İncele →

rahim ağzı kanseri

Rahim ağzı kanseri, rahim ağzında başlayan ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilen bir...

İncele →