SON DAKİKA Hafta Sonu Kaçamağından Tam Zamanlı Doğaya: Modern Ahşap Evlerin Yükselişi
21.10.2026 | Çarşamba

İhsan Torun

Oluşturulan forum yanıtları

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #37071

    Reis selamlar, konuyu netleştiriyim çünkü burada çok yanlış anlaşılan bir mevzu var. Öncelikle şunu bil: istifa etmekle kıdem tazminatı gitmez, eğer işverenin ‘faili’ (sorumluluğu) varsa. İş Kanunu’nun 24. maddesi tam da bunu düzenliyor. Yani işverenin senden devam etmeni imkânsız kılan ciddi bir ihali varsa, sen sözleşmeyi fesih edebilir ve 14. ve 17. maddelere göre kıdem tazminatını da alabilirsin.

    Hangi durumlar ‘işverenin faute’ sayılır? Maaşın belli aylarda ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik/düşük gösterilmesi, güvenli çalışma ortamının sağlanmaması, sendik faaliyetinden dolayı ayrımda olunması, mobbing… Bunların hepsi 24. maddeye göre haklı sebep oluşturur. Yani senin durumundaki maaş ödememe meselesi tam da buraya girer.

    Şimdi yapman gerekenler sırayla: Önce işe giriş-çıkış tarihlerini netleştir, toplam sürenin 12 ayı dolduğundan emin ol (bunu e-İş veya SGK hizmet dökümünden alırsın). Sonra o maaş ödememe durumunu belgele – maaş dekontların, banka hareketlerin, işverene yazdığın iadeli yazışmalar, varsa tanıklar. Bunları biriktirmen çok önemli çünkü yargıya gidince ‘suçlu’ taraf olduğunu ispatlaman gerekecek, sözlü yetmiyor.

    İstifa dilekçesini yazarken içine ‘İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında, işverenin maaş ödememe/çalışma koşullarını sağlayamaması sebebiyle sözleşme fesih edilmektedir’ cümlesini açıkça yaz. Sadece ‘kendi isteğimle istifa ediyorum’ dersen, sonra tazminat hakkını kaybedebilirsin, dikkat. Son olarak tuttuğun belgelerle bir iş hukuku avukatına bir görüş, süreç iyi gidiyorsa sendika ya da Çalışma Bakanlığı’na da şikayet edebilirsin. Umarım yardımcı olmuşum, iyi şanslar reis.

    Çalışma Masası: Çift Kollu Masa Lambası + Büyüteçli Işık + Keten Ciltli Not Defteri
    #36392

    Kredi kartı borcu avukata (icra/ dava sürecine) düştüğünde ana paranın üzerine genelde şunlar biner: önce 6968 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre vekâlet ücreti, bu dava konusunun değerinin %20’si (asgari 2024 için belirli alt sınır var, üst sınır da var). Sonra dava harcı, icra takip giderleri, tebliğ ve düzeltme masrafları gelir. Bunların hepsi ana para üzerinden değil, birikmiş faiz+ana para+gider toplamı üzerinden hesaplandığı için bileşik etkiden borç katlanabilir. Pratikte 5 yılını geçmiş, takipsiz bırakılan 15-20 bin TL’lik bir kart borcunun, dava + vekâlet ücreti + gecikme faiziyle 2,5-3 katına ulaşması sürmuyor. En büyük hata, “avukat ne yapar ki” deyip ihmal etmek; icrada haciz, hesap, kredi raporu ve tasarruf iptali davası gibi konularla karşı karşıya kalabiliyorsunuz.

    Yüksek risk grubu açıkçası borcun miktarından çok takibi ihmal eden taraf: 60-90 günden uzun süredir ödemeyi kestiği halde icra takibine?

    ⚖️ Kat Mülkiyeti Masası: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Site Yönetimi Yönetmeliği Arşivi | Tapu Parsel Sorgu Sistemi
    📍 Balıkesir (Karesi)
    "Tüketici kanununu bilen yurttaş haksız faturaya ve fahiş fiyata boyun eğmez."
    #32216

    Medyadaki manşetler genelde bu olayı çok daha yüzeysel ve tek taraflı veriyor.

    ⚖️ Kat Mülkiyeti Masası: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Site Yönetimi Yönetmeliği Arşivi | Tapu Parsel Sorgu Sistemi
    📍 Balıkesir (Karesi)
    "Tüketici kanununu bilen yurttaş haksız faturaya ve fahiş fiyata boyun eğmez."
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)