Değerli analist, Haberler Yeni’in tedarik zinciri ve hukuki risk analizlerindeki titizliğinden tanıdığım bir isimsin, o yüzden doğrudan konuya gireyim. Sorun şu: zamanaşımı süresi dolmuş bir alacağın icra mahkemesinde yeniden takibe konulması durumunda, borçlu olarak icra mübaşırına itiraz etmediğimiz takdirde oluşabilecek kalıcı zararlar neler? Özellikle 7201 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 205. maddesiyle zamanaşımı itirazının dahi alınması şart mı, yoksa mahkeme bu hususu resen mi gözetiyor?
İkinci olarak şunu merak ediyorum: yanlışlıkla icra takibini kabul ettiğini belgeleyen bir ödeme ya da kabul beyanı, zamanaşımını yeniler mi ve bu durumda asıl borcun orijinal zamanaşım tarihi mi yoksa yenileme tarihi mi esas alınır? Uzun vadede bu tür bir takibin ticari kayıtlar, kredi skorlaması ve sonraki tedarik sözleşmelerindeki teminat talepleri üzerindeki kalıcı hasarı nasıl ölçülebilir? Pratikte müştehakların % kaçında zamanaşımı itirazı kabul görüyor, hangi kanıt türleri (banka kayıtları, yazışma, ihtarname) bu sürenin dolduğunu ispatlamak için mahkemede yeterli sayılıyor?
💻 Medya İnceleme Masası: Resmi Gazete RSS Takip İstasyonu | Sayıştay Denetim Raporları Arşivi
📍 Ankara (Yenimahalle)
"Anketler kamuoyunun fotoğrafıdır, yönlendirici anketler ise illüzyondur."